Hemoroidal Hastalık Nedir?
Hemoroidal hastalık, makat kanalında bulunan damar yastıkçıklarının genişlemesi, aşağı doğru yer değiştirmesi, şişmesi veya kanaması sonucu ortaya çıkan oldukça yaygın bir anorektal hastalıktır. Halk arasında “basur” olarak adlandırılan bu durum, toplumun önemli bir bölümünü yaşamlarının herhangi bir döneminde etkileyebilir.
Normal şartlarda hemoroidal damar yapıları her insanda bulunur ve aslında fizyolojik görevleri vardır. Bu damar yastıkçıkları dışkı ve gaz kontrolüne yardımcı olur, makat kanalının tam kapanmasını sağlayarak kontinans mekanizmasına katkıda bulunur. Ancak çeşitli nedenlerle bu yapıların destek dokularında gevşeme meydana geldiğinde hemoroidal hastalık gelişebilir.
Hemoroidal hastalık özellikle modern yaşam tarzı ile birlikte daha sık görülmektedir. Uzun süre masa başında çalışma, hareketsiz yaşam, liften fakir beslenme alışkanlıkları, yetersiz su tüketimi ve kronik kabızlık hastalığın ortaya çıkmasında önemli rol oynar.
Hastalığın oluşumunda etkili olan başlıca nedenler şunlardır:
• Kronik kabızlık
• Dışkılama sırasında aşırı ıkınma
• Uzun süre tuvalette oturma alışkanlığı
• Hareketsiz yaşam tarzı
• Fazla kilo ve obezite
• Gebelik ve doğum
• İleri yaş
• Genetik yatkınlık
• Ağır kaldırma gerektiren işler
• Kronik öksürük ve karın içi basınç artışı
Hemoroidler anatomik yerleşimlerine göre iç hemoroid ve dış hemoroid olarak sınıflandırılır.
İç hemoroidler makat kanalının içerisinde yer alır ve genellikle ağrısızdır. Bunun nedeni makatın üst kısmındaki sinir yapılarının ağrıya daha az duyarlı olmasıdır. İç hemoroidlerde en sık görülen belirti parlak kırmızı renkte kanamadır.
Dış hemoroidler ise makatın dış kısmında bulunur ve ağrıya duyarlı sinirlerle çevrili oldukları için özellikle tromboz geliştiğinde ciddi ağrı oluşturabilirler.
İç hemoroidler klinik olarak dört evreye ayrılır:
Evre 1 Hemoroid:
Sadece damar genişlemesi vardır. Dışarı sarkma olmaz. En sık belirti kanamadır.
Evre 2 Hemoroid:
Dışkılama sırasında dışarı çıkar ancak işlem sonrasında kendiliğinden geri girer.
Evre 3 Hemoroid:
Dışarı çıkan hemoroid dokusu elle içeri itilmek zorundadır.
Evre 4 Hemoroid:
Hemoroid sürekli dışarıdadır ve içeri itilemez. Bu evrede ağrı, ödem ve hijyen problemleri daha belirgin olabilir.
Hemoroidal hastalık bazen sessiz seyredebilirken bazı hastalarda yaşam kalitesini ciddi şekilde bozabilir. Özellikle uzun süreli oturma gerektiren işlerde çalışan kişilerde günlük yaşam belirgin etkilenebilir.
Hemoroidal hastalığın belirtileri kişiden kişiye değişebilir. En sık görülen belirtiler şunlardır:
• Tuvalet sırasında veya sonrasında parlak kırmızı kanama
• Makatta şişlik hissi
• Ele gelen meme veya sarkma
• Kaşıntı ve tahriş hissi
• Akıntı ve iç çamaşırında kirlenme
• Dışkılama sırasında rahatsızlık hissi
• Otururken ağrı veya baskı hissi
• Makat çevresinde dolgunluk hissi
Bazı hastalarda hemoroid içinde ani pıhtı oluşabilir. Tromboze hemoroid adı verilen bu durumda şiddetli ağrı, mor renkli sert şişlik ve oturmakta güçlük ortaya çıkabilir.
Uzun süre devam eden kanamalar bazı hastalarda kansızlığa neden olabilir. Bu nedenle özellikle ileri yaş hastalarda makattan kanama mutlaka dikkatle değerlendirilmelidir.
Hemoroid Tanısı
Hemoroidal hastalığın tanısı çoğu zaman ayrıntılı hasta öyküsü ve dikkatli bir proktolojik muayene ile konulabilir. Ancak makattan gelen her kanama hemoroid anlamına gelmez. Anal fissür, rektal polipler, inflamatuar bağırsak hastalıkları ve kolorektal kanser gibi ciddi hastalıklar da benzer belirtiler oluşturabilir.
Bu nedenle doğru tanı koymak büyük önem taşır. Özellikle 40 yaş üzerindeki bireylerde, ailede bağırsak kanseri öyküsü olan hastalarda veya uzun süredir devam eden kanamalarda ileri incelemeler gerekebilir.
Tanı süreci genellikle aşağıdaki aşamalardan oluşur:
1. Hasta Öyküsü:
Kanamanın miktarı, dışkılama alışkanlığı, ağrının varlığı, dışarı sarkma olup olmadığı, kaşıntı ve akıntı gibi belirtiler ayrıntılı olarak sorgulanır.
2. Fizik Muayene:
Makatta dış hemoroid, tromboz, çatlak veya cilt katlantıları gözle değerlendirilebilir.
3. Parmakla Rektal Muayene:
Makat kanalındaki kitleler, hassasiyet veya başka patolojiler değerlendirilebilir.
4. Anoskopi:
İç hemoroidlerin değerlendirilmesinde kullanılan kısa optik bir inceleme yöntemidir.
5. Kolonoskopi:
Özellikle ileri yaş hastalarda veya şüpheli durumlarda kalın bağırsağın ayrıntılı değerlendirilmesini sağlar.
Bazı hastalarda hemoroid ile birlikte anal fissür, anal fistül veya rektal prolapsus gibi ek hastalıklar da bulunabilir. Bu nedenle uzman değerlendirmesi önemlidir.
Aşağıdaki durumlarda mutlaka ileri inceleme gerekebilir:
• Açıklanamayan kilo kaybı
• Kansızlık gelişmesi
• Dışkı çapında incelme
• Gece uykudan uyandıran ağrı
• Ailede kolon kanseri öyküsü
• Sürekli veya yoğun kanama
• İleri yaşta yeni başlayan belirtiler
Hemoroidal hastalık bazen başka hastalıklarla karışabilir. Bu nedenle kendi kendine tedavi yerine doğru tanı için uzman değerlendirmesi önerilir.
Hemoroid Tedavisi
Hemoroid tedavisi hastalığın evresine, belirtilerin şiddetine ve hastanın yaşam kalitesine etkisine göre planlanır. Tedavide temel amaç ağrıyı azaltmak, kanamayı durdurmak, dışarı sarkmayı düzeltmek ve hastanın günlük yaşam konforunu artırmaktır.
Her hemoroid hastasının ameliyata ihtiyacı yoktur. Özellikle erken evre hemoroidlerde yaşam tarzı değişiklikleri ve medikal tedavi ile başarılı sonuçlar elde edilebilir.
Tedavinin ilk basamağını genellikle beslenme düzenlenmesi oluşturur.
Liften zengin beslenme dışkının yumuşamasına yardımcı olur ve dışkılama sırasında aşırı ıkınmayı azaltabilir. Sebze, meyve, tam tahıllar ve yeterli su tüketimi büyük önem taşır.
Hastaların tuvalette uzun süre telefonla vakit geçirmemesi ve gereksiz ıkınmadan kaçınması önerilir.
Ilık oturma banyosu makat bölgesindeki spazmı azaltabilir ve rahatlama sağlayabilir. Bazı hastalarda lokal krem, fitil veya damar tonusunu düzenleyen ilaçlar kullanılabilir.
Orta evre hemoroidlerde ameliyatsız girişimsel yöntemler uygulanabilir:
Lastik Bant Ligasyonu:
İç hemoroidin kök kısmına lastik bant yerleştirilerek kan dolaşımı kesilir ve hemoroid zamanla küçülür.
Skleroterapi:
Hemoroid içine özel bir madde enjekte edilerek damar yapısının küçülmesi sağlanır.
Infrared Koagülasyon:
Isı enerjisi kullanılarak hemoroid dokusu küçültülür.
İleri evre hemoroidlerde cerrahi tedavi gerekebilir. Cerrahi yöntem seçimi hastanın anatomik yapısına, hemoroidin büyüklüğüne ve eşlik eden problemlere göre belirlenir.
Klasik hemoroidektomi uzun yıllardır uygulanan etkili bir yöntemdir. Büyük ve dışarı sarkan hemoroidlerde başarılı sonuçlar sağlayabilir.
Stapler hemoroidopeksi bazı seçilmiş hastalarda uygulanabilen alternatif yöntemlerden biridir.
Son yıllarda lazer hemoroid tedavisi de giderek yaygınlaşmaktadır. Ancak her hasta lazer için uygun değildir ve tedavi seçimi mutlaka muayene sonrası yapılmalıdır.
Hemoroidde Lazer Tedavisi
Lazer hemoroid tedavisi modern teknolojinin proktoloji alanındaki uygulamalarından biridir. Bu yöntemde özel lazer enerjisi kullanılarak hemoroidal damar yapılarında kontrollü küçülme hedeflenir.
İşlem sırasında lazer probu hemoroid dokusuna uygulanır ve belirli dalga boyundaki enerji damar yapılarında büzüşme oluşturur.
Lazer tedavisinin bazı avantajları şunlar olabilir:
• Daha az doku travması
• Bazı hastalarda daha düşük ağrı hissi
• Daha hızlı günlük yaşama dönüş
• Daha az yara alanı oluşması
• Kanamanın azalabilmesi
Ancak lazer yöntemi her hemoroid hastasında uygun olmayabilir. Özellikle ileri derecede sarkmış, büyük dış komponenti bulunan veya evre 4 hemoroidlerde klasik cerrahi yöntemler daha etkili olabilir.
Tedavi yöntemi seçilirken hemoroidin tipi, büyüklüğü, hastanın beklentileri ve cerrahın deneyimi birlikte değerlendirilmelidir.
Hemoroidektomi Sonrası Bakım
Hemoroidektomi sonrası dönem hastanın iyileşme süreci açısından önemlidir. Ameliyat sonrası doğru bakım ağrıyı azaltabilir, iyileşmeyi hızlandırabilir ve komplikasyon riskini azaltabilir.
İlk günlerde ağrı, hassasiyet ve hafif kanama görülebilir. Bu durum çoğu zaman beklenen doğal iyileşme sürecinin bir parçasıdır.
Doktor tarafından verilen ilaçların düzenli kullanılması önemlidir. Ağrı kontrolü iyileşme sürecini olumlu etkileyebilir.
Kabızlığın önlenmesi ameliyat sonrası dönemin en önemli noktalarından biridir. Sert dışkılama ağrıyı artırabilir ve yara iyileşmesini geciktirebilir.
Bu nedenle:
• Bol su tüketilmelidir
• Lifli beslenmeye dikkat edilmelidir
• Gerekirse dışkı yumuşatıcı kullanılmalıdır
• Uzun süre oturulmamalıdır
• Aşırı ıkınmadan kaçınılmalıdır
Ilık oturma banyoları makat bölgesindeki spazmı azaltabilir ve rahatlama sağlayabilir.
Hijyen kurallarına dikkat edilmesi enfeksiyon riskini azaltabilir. Bölgenin tahriş edilmeden temizlenmesi önemlidir.
Aşağıdaki durumlarda mutlaka doktora başvurulmalıdır:
• Yoğun veya durmayan kanama
• Yüksek ateş
• Şiddetli ağrı
• İdrar yapamama
• Kötü kokulu akıntı
• Şiddetli şişlik
Hastaların büyük kısmı birkaç hafta içinde günlük yaşamına dönebilmektedir. Tam iyileşme süresi uygulanan yönteme ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişebilir.
Tedavi sonrası düzenli kontrol muayeneleri önemlidir. Ayrıca uzun dönemde kabızlığın önlenmesi ve sağlıklı dışkılama alışkanlıklarının sürdürülmesi hastalığın tekrarını azaltabilir.